FSH hormonunun

Azoospermi (azoospermia) durumunda meni vardır ancak menide hiç sperm yoktur, mikroskopik inceleme (spermiogram) sonucunda menide hiç sperm görülemez. Eğer hastada meni yoksa bu duruma aspermi denir. Azoosperminin başlıca nedenleri sperm kanallarında tıkanıklık olması, sperm üretiminin olmaması ve hormonal bozukluklar olarak üçe ayrılabilir. Tek bir spermiogram sonucuna bakılarak azospermi teşhisi koyulmaz, en az 1 ay ara ile bakılan 2 sperm sonucunda hiç sperme rastlanmamışsa azoospermi teşhisi koyulur.
(Meni = Ejakulat = Semen = Döl sıvısı)

Azospermi tedavisi:
Nedenin ne olduğunu araştırmak için üroloji uzmanları tarafından muayene, hormon tahlilleri, ultrasonografi, sperm tahlili (spermiogram) gibi çeşitli tahliller yapılır. Sebep eğer tıkanıklık ise genellikle ameliyat tedavisi ile düzelir. Hormonal bozukluklarda da sebebe yönelik tedavi verilebilir. Ancak sebep sperm üretiminde bozukluk ise (nonobstruktif azoospermi) bu hastaların büyük kısmındatek çare testis biyopsisi ile sperm aramaktır (Mikro TESE). Micro TESE yani testiküler sperm ekstraksiyonu testisten biyopsi yöntemi ile sperm aranmasıdır, bu yöntem ile hastaların yarısında hiç sperm bulunamazken diğer yarısında az sayıda sperm hücresi görülebilir ve bu spermler alınarak IVF-ICSI (tüp bebek) yönteminde kullanılabilir. Mikro TESE yöntemi ile sperm bulunamayan hastaların çocuk sahibi olabilmesi için günümüzde uygulanabilecek bir yöntem yoktur. Ancak bu konuda yapılan bazı araştırmalar önümüzdeki yıllarda kök hücre veya spermatogonyum kullanılarak sperm elde edilmesini sağlayabilir. Bu konudaki yeni gelişmeleri androloji.info sitesinden takip edebilirsiniz.

Non-obstruktif azoospermi yani sperm üretiminin olmamasına bağlı azoospermi hastalarında FSH hormonu yüksek saptanır. FSH değeri düşük ise bu primer olarak üretim bozukluğuna bağlı değil hormon eksikliğine bağlı azoospermi geliştiğini düşündürür. FSH hormonunun normal olması sperm üretiminin normal olduğu anlamına gelmez. Azospermi hastalarında bazen kromozomal – genetik inceleme yapılması gerekir.

İnfertil çiftlerin yaklaşık % 30-40’ında erkek,

Azoospermi (azoospermia) durumunda meni vardır ancak menide hiç sperm yoktur, mikroskopik inceleme (spermiogram) sonucunda menide hiç sperm görülemez. Eğer hastada meni yoksa bu duruma aspermi denir. Azoosperminin başlıca nedenleri sperm kanallarında tıkanıklık olması, sperm üretiminin olmaması ve hormonal bozukluklar olarak üçe ayrılabilir. Tek bir spermiogram sonucuna bakılarak azospermi teşhisi koyulmaz, en az 1 ay ara ile bakılan 2 sperm sonucunda hiç sperme rastlanmamışsa azoospermi teşhisi koyulur.
(Meni = Ejakulat = Semen = Döl sıvısı)

Azospermi tedavisi:
Nedenin ne olduğunu araştırmak için üroloji uzmanları tarafından muayene, hormon tahlilleri, ultrasonografi, sperm tahlili (spermiogram) gibi çeşitli tahliller yapılır. Sebep eğer tıkanıklık ise genellikle ameliyat tedavisi ile düzelir. Hormonal bozukluklarda da sebebe yönelik tedavi verilebilir. Ancak sebep sperm üretiminde bozukluk ise (nonobstruktif azoospermi) bu hastaların büyük kısmındatek çare testis biyopsisi ile sperm aramaktır (Mikro TESE). Micro TESE yani testiküler sperm ekstraksiyonu testisten biyopsi yöntemi ile sperm aranmasıdır, bu yöntem ile hastaların yarısında hiç sperm bulunamazken diğer yarısında az sayıda sperm hücresi görülebilir ve bu spermler alınarak IVF-ICSI (tüp bebek) yönteminde kullanılabilir. Mikro TESE yöntemi ile sperm bulunamayan hastaların çocuk sahibi olabilmesi için günümüzde uygulanabilecek bir yöntem yoktur. Ancak bu konuda yapılan bazı araştırmalar önümüzdeki yıllarda kök hücre veya spermatogonyum kullanılarak sperm elde edilmesini sağlayabilir. Bu konudaki yeni gelişmeleri androloji.info sitesinden takip edebilirsiniz.

Non-obstruktif azoospermi yani sperm üretiminin olmamasına bağlı azoospermi hastalarında FSH hormonu yüksek saptanır. FSH değeri düşük ise bu primer olarak üretim bozukluğuna bağlı değil hormon eksikliğine bağlı azoospermi geliştiğini düşündürür. FSH hormonunun normal olması sperm üretiminin normal olduğu anlamına gelmez. Azospermi hastalarında bazen kromozomal – genetik inceleme yapılması gerekir.

Mikro TESE ameliyatı nedir? Nasıl yapılır?
Eski yıllarda yapılan TESE ameliyatı yerini günümüzde mikro TESE yöntemine bırakmıştır. TESE de testis dokusundan ameliyat ile ufak bir parça çıkarılır ancak mikro TESE yönteminde testise ameliyat sırasında mikroskop ile bakılarak sadece sperm izlenen bölgeden doku örneği alınır. Böylece hem sperm bulma şansı artar hem de az miktarda testis dokusu alındığından dolayı testisin ve tesrosteron hormonunun zarar görmesi önlenir. Ameliyat üroloji uzmanları tarafından genellikle genel anestezi altında uygulanır.

tüm vücudun değerlendirilmesine

Bütün çiftler ele alındığında hepsinin de ilk adet döneminde gebe kalması imkansızdır, gebelik oluşabilmesi için belli bir süre geçmesi gerekir. Gebelik istemi olan çiftlerin 3 ay sonunda ancak %57’sinde gebelik oluşur. 6 ay sonunda %72’sinde gebelik oluşur. 1 yıl sonunda %85’inde gebelik oluşur. 2 yıl sonunda %93’ünde gebelik oluşur.

İnfertil çiftlerin yaklaşık % 30-40’ında erkek, % 40-50’sinde kadında problem saptanır. Bazı çiftlerin her ikisinde birden sorun bulunur. % 10-15 çiftte ise ne kadında ne de erkekte neden bulunamaz. Hiçbir neden bulunamayan duruma açıklanamayan infertilite denir. Bu yüzden infertil çiftler mutlaka birlikte araştırılmalıdır, sadece kadının ya da sadece erkeğin araştırılması yeterli değildir. Çiftlerden birisinde bir sorun bulunsa bile aynı anda diğerinde de sorun olabilir.

Yaş ilerledikçe hamilelik oluşma şansı azalır. Yaşın ilerlemesi tüp bebek başarısını da azaltmaktadır. Ayrıca ileri yaşta hamile kalanlarda düşük yapma şansı daha yüksektir.

Kadında infertilite nedenleri:
– Ovulasyon (yumurtlama) bozuklukları % 40
– Tüplere ve karındaki yapışıklıklara bağlı nedenler % 40
– Endometriozis % 5-15,
– Nedeni izah edilemeyen (açıklanamayan) infertilite % 5-15
– Diğer nedenler % 5 (Örn: Endometrial osssifikasyon)

Erkekte infertilite nedenleri:
– Nedeni açıklanamayan grup % 30
– Varikosel % 15
– Endokrin hipogonadism % 9
– Subklinik enfeksiyonlar % 8
– İnmemiş testis %8
– Ereksiyon (sertleşme) sorunu ve hipospadias % 6
– İmmünolojik nedenler % 5
– Sistemik hastalıklar % 3
– Obstrüktif (tıkanıklık) patolojiler % 2
– Diğer nedenler % 13

İnfertiliteye yol açan nedenlere yönelik geçmişle ilgili sorgulama sonrasında, sadece üreme organlarının değil tüm vücudun değerlendirilmesine yönelik muayene ve ultrasonografi (USG) yapılır. Hormonal testlerden başka histerosalpingografı (HSG), laparoskopi ve histeroskopi gibi diğer inceleme yöntemleri kullanılabilir.
Erkek değerlendirilmesi için öykü ve muayene bulgularından başka sperm testi (semen analizi) çok önemlidir. Sperm analizi 3 günlük cinsel perhiz sonrası yapılır. Sperm analizi anormal çıkarsa 1 ay sonra tekrarlanmalıdır.

Çiftler ne kadar sürede gebelik oluşmazsa doktora başvurmalıdır?
35 yaşın altındaki çiftler 12 ay boyunca korunmasız düzenli ilişkiyi denemelerine rağmen hala gebelik oluşmamışsa doktora başvurmalılar. 35 yaşın üzerindeki çiftlerde bu süre 6 aydır.

cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen

Kısırlık (infertilite) nedir?
İnfertilite yani kısırlık 1 yıl boyunca korunmadan, yeterli sayıda düzenli cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen gebelik oluşmamasıdır.
Evli çiftlerin %10-15’inde infertilite görülür. İnfertiliteyi primer ve sekonder infertilite diye ikiye ayırabiliriz. Hiç çocuk sahibi olmayanlara primer infertil, daha önce hanile kalabilmiş fakat şu an hamile kalamayanlara sekonder infertil denir.

Fekundabilite: Bir adet dönemi yani menstruel siklus içerisinde gebelik elde edebilme ihtimalidir ve bu da normal çiftlerde %20-25’tir
Fekundite: Bir adet dönemi içerisinde canlı doğum elde etme ihtimalidir.

Bütün çiftler ele alındığında hepsinin de ilk adet döneminde gebe kalması imkansızdır, gebelik oluşabilmesi için belli bir süre geçmesi gerekir. Gebelik istemi olan çiftlerin 3 ay sonunda ancak %57’sinde gebelik oluşur. 6 ay sonunda %72’sinde gebelik oluşur. 1 yıl sonunda %85’inde gebelik oluşur. 2 yıl sonunda %93’ünde gebelik oluşur.

İnfertil çiftlerin yaklaşık % 30-40’ında erkek, % 40-50’sinde kadında problem saptanır. Bazı çiftlerin her ikisinde birden sorun bulunur. % 10-15 çiftte ise ne kadında ne de erkekte neden bulunamaz. Hiçbir neden bulunamayan duruma açıklanamayan infertilite denir. Bu yüzden infertil çiftler mutlaka birlikte araştırılmalıdır, sadece kadının ya da sadece erkeğin araştırılması yeterli değildir. Çiftlerden birisinde bir sorun bulunsa bile aynı anda diğerinde de sorun olabilir.

Yaş ilerledikçe hamilelik oluşma şansı azalır. Yaşın ilerlemesi tüp bebek başarısını da azaltmaktadır. Ayrıca ileri yaşta hamile kalanlarda düşük yapma şansı daha yüksektir.

Kadında infertilite nedenleri:
– Ovulasyon (yumurtlama) bozuklukları % 40
– Tüplere ve karındaki yapışıklıklara bağlı nedenler % 40
– Endometriozis % 5-15,
– Nedeni izah edilemeyen (açıklanamayan) infertilite % 5-15
– Diğer nedenler % 5 (Örn: Endometrial osssifikasyon)

Erkekte infertilite nedenleri:
– Nedeni açıklanamayan grup % 30
– Varikosel % 15
– Endokrin hipogonadism % 9
– Subklinik enfeksiyonlar % 8
– İnmemiş testis %8
– Ereksiyon (sertleşme) sorunu ve hipospadias % 6
– İmmünolojik nedenler % 5
– Sistemik hastalıklar % 3
– Obstrüktif (tıkanıklık) patolojiler % 2
– Diğer nedenler % 13

İnfertiliteye yol açan nedenlere yönelik geçmişle ilgili sorgulama sonrasında, sadece üreme organlarının değil tüm vücudun değerlendirilmesine yönelik muayene ve ultrasonografi (USG) yapılır. Hormonal testlerden başka histerosalpingografı (HSG), laparoskopi ve histeroskopi gibi diğer inceleme yöntemleri kullanılabilir.
Erkek değerlendirilmesi için öykü ve muayene bulgularından başka sperm testi (semen analizi) çok önemlidir. Sperm analizi 3 günlük cinsel perhiz sonrası yapılır. Sperm analizi anormal çıkarsa 1 ay sonra tekrarlanmalıdır.